Alie Boyu Sanat ve Spor

17.7.2017

Geç kaldım ya da daha erken demeyin öğrenmek için. Metin Temur ve ailesi ne yaş dinlemiş ne de yağmur çamur... Her gün Mustafa Saffet Kültür Merkezi'ne gelmiş. Kimi hayatına katıldığı kurslarla yön verirken kimi de çocukluk hayallerinin peşine takılmış.

Hem çocukların hem de ailelerin dramadan dansa, pilatesten enstrümana kadar birçok alanda eğitim aldıkları Mustafa Saffet Kültür Merkezi'ndeyiz (MSKM). Yanımızda Metin Temur ve ailesi var. Ataşehir Belediyesi'nin kültür-sanat hizmetlerinin hepsinden yararlanmaya çalışan ailenin hayatında MSKM ile çok şey değişmiş. Bu değişiklikler neler, gelin onlardan dinleyelim. İlk söz Metin Temur'un:

Bağlama merakınız nereden geliyor?

Ben 72 yaşında emekli askerim. Amasya, Merzifonluyum. Bizim yörelerin kültürüdür bağlama. Çocukluğumdan beri hevesliydim, fakat rahmetli babam konunun pek üstünde durmadı.

Yani içinizde ukde kaldı!

Evet. Ben de bari evden biri çalsın diye, 1984 yılında küçük kızımın elinden tuttum ve halk eğitim merkezinin bağlama kursuna kayıt ettirdim. Kurs akşamları olduğu için sürekli ben getirip götürüyordum. Kurstan bir arkadaş "Madem her gün geliyorsun, sen de derslere katılsana" dedi. Hemen gidip birinden emanet bir bağlama buldum ve derslere girmeye başladım. Fakat hocamız çok gençti, öğretme yeteneği de yoktu. Ben mızrap vurmayı zar zor öğrendim, kızım onu da yapamadı, hüsranla kurstan ayrıldık. Hevesim yine kursağımda kaldı.

Ne zamandan beri MSKM'deki bağlama kursuna geliyorsunuz?

Eşim ve kızım halk oyunlarına, torunlarımdan ikisi piyano, biri de zeybek kursuna geliyordu. Ben yine bağlama için heves ettim, ama "bu yaştan sonra ne bilek çalışır ne de parmak alışır" diye düşündüm. Eşim ihtiyacım olan gücü "sen bu işin üstesinden gelirsin" diyerek verdi ve 2016 yılının Kasım'ında derslere başladım.

Hayalinizi gerçekleştirirken hayatınızda neler değişti, MSKM size neler kattı?

Burası bana yaşam enerjisi oldu. MSKM'nin kapısından içeri girer girmez içimi bir neşe kaplıyor. Biliyorsunuz, çağımızın hastalığı Alzheimer'ı engellemenin en önemli yolu sürekli öğreniyor olmak ve beyni devamlı taze tutmak. Bu açıdan da bağlama kursu hayatımda çok önemli. Bağlama sayesinde unutmaktan korkmadığım gibi öğrenmekten de vazgeçmiyorum.

Peki, yeni sezonda yine MSKM'de misiniz?

Şu an 15 parça çalabiliyorum. Bu yaz sürekli evde öğrendiklerimi tekrar edeceğim ki pekiştireyim ve yeni sezonda hocamıza mahcup olmayayım. Yeni kayıt dönemini sabırsızlıkla bekliyorum, öğrenmek istediğim birçok türkü var.

'Nene" Bitlis oynuyor

Makbule Temur torunlarının hitabıyla evin "nene"si. Haftanın iki günü MSKM'ye torunlarını getiren Temur eğitimlerin torunlarını dinginleştirdiğini ve olgunlaştırdığını söylüyor. 63 yaşındaki Temur da halk oyunları kursuna katılıyor. "Oturmayı sevmeyen bir yapım var, çok hareketliyim. Kapı gıcırtısı duysam içim kıpır kıpır olur, oynamayı çok isterim ama çiftetelli bile beceremiyordum" diyor.

"Bir gün kızıma 'nasılsa her gün hem çocukları getiriyoruz hem de etkinliklere katılıyoruz, neden biz de kayıt yaptırmıyoruz' dedim. O da benden böyle bir teklif bekliyor olacak ki o gün gelip halk oyunları kursuna başladık."

Önce Bitlis yöresini öğrenen Temur şimdi horon oynamanın peşinde, ama horonda zorlandığını gizlemiyor. "Amacım gösterilere çıkmak değil" diyor "Hâlâ bir şeyler yapabildiğimi kendime ispat etmek istiyorum sanırım. Her şeyden önce stres atıyorum, huzur buluyorum ve vücudum dinleniyor. Önümüzdeki dönem gözüm tiyatroda..."

Hem kesemize hem ruhumuza uygun

Ben Serkan Kaptan. Ailece Ataşehir Belediyesi'nin kültür ve sanat etkinliklerini izliyoruz. Ben işim nedeniyle eğitimlere katılamıyorum ama keşke vaktim olsa da enstrüman kurslarına gelebilsem, kayınpederim gibi. Bizim çocuklar zaten oldukça sosyallerdi, ama MSKM'ye başladıklarından itibaren sanki daha da olgunlaştılar. Duruşları, konulara getirdikleri yorumları değişti. Artık yetişkin birer birey gibi sohbet ediyorlar ve en önemlisi de kendilerine olan güvenleri arttı. Eşim de burada olmaktan çok keyifli. MSKM hem kesemize hem de ruhumuza çok iyi geldi. •

Rüzgâr: Bir aydır kick boks yapıyorum

Beşinci sınıfa geçtim. Okul olmadığı günler evde çok sıkılıyor, sürekli resim yapıyorum. Bir aydır kick boks eğitimlerine katılıyorum. Kardeşim ve iki kuzenimle birlikte çok eğleniyoruz. Dedem birkaç kez bağlama kursuna götürdü, ama ben gitar çalmayı çok istiyorum. 

Efe oldum, zeybek oynadım

Yedi yaşındayım. İsmim Kuzey... Ben efe oldum, zeybek oynadım. Gösterinin sonunda herkes ayakta alkışladı, biraz utandım ama yine sahneye çıkmayı çok istiyorum. Şimdi de kick boks yapıyoruz, kocaman eldivenlerimiz var. Annem keman kursuna yazdırmak için söz verdi. 

Gonca Kaptan: Anne-kız öğreniyoruz

Benim çocuklarım henüz küçük. Onların peşinde, ev ile okul arasında mekik dokuyoruz. Her anne-baba gibi bizler de donanımlı yetişsinler istiyoruz, ama büyük şehirlerde adım atmak para, kaldı ki çocukları ikişer, üçer kursa göndermek neredeyse imkânsız. Tamamen ücretsiz olan MSKM kurslarıyla büyük oğlum piyano çalmayı öğrendi, küçük oğlum Kuzey zeybek gösterisinde sahneye çıktı. Onların gelişimleri için bu çok önemli.

Çocukları düşünürken bizlerin de birer hayatı olduğunu unutmamak lazım. Bitlis diye geldik, Karadeniz'i de öğrendik. Halk oyunları çok keyifli. Sezon boyunca sadece bir gün derse gelemedim, o gün de içim içimi yedi. Derslere geldiğim gün kendimi fiziksel hem de ruhsal açıdan iyi hissediyorum. Önümüzdeki sezon sirtakiye başlayacağım. Biraz da komşu kültürü öğrenelim.

Deniz Kara